yalnız tek bir şeye ihtiyacımız vardır çalışkan olmak

Faire Des Rencontres Sur Internet Gratuitement. Sayfa İçeriği Çalışkanlık İle İlgili Güzel Sözler, Çalışkanlık İle İlgili Sözler Kısa, Çalışkanlık İle İlgili Özlü Sözler, Çalışkanlık İle İlgili Atasözleri, Çalışkanlık İle İlgili DeyimlerBu güzel sözler sayfasında sizlere çalışkanlık ile ilgili sözler hazır ettik. Bu sayfada yer alan çalışkanlık sözlerini kısa mesajla whatsapp tan yollayın ya da sosyal medyada paylaşın artık size kalmış. ÇALIŞKANLIK İLE İLGİLİ ÖZLÜ SÖZLER Alın yazınızı sadece alın terinizle silebilirsiniz. Halil Cibran İnsanın kanadı gayretidir. Mevlana Hazine eziyet çekene gözükür. Mevlana Çalışmak her şeyi fetheder. VirgilBoş duracağına bedava çalış. Türk Atasözü İşleyen demir ışıldar. Türk Atasözü Paslanacağımıza yıpranalım! R. Camberlang Çalışmak ibadetin yarısıdır. Türk Atasözü Bize kıymet kazandıran şeyler yaptığımız işlerdir. G. Bancrolt Çalışmak hayat düşünmek ışıktır. Victor Hugo Keskin bıçak olmak için çok çekiç yemek gerekir. Türk Atasözü Dolaşan köpek açlıktan ölmez. Profer Merimee Hiç kimse başarı merdivenine elleri cebinde tırmanmamıştır. J. Keth Moorhead Gençliğe üç öğüdüm var Çalışın çalışın çalışın. Otta Von BismarkAyaktaki bir işçi oturmakta olan bir beyinden çok daha iyidir. Benjamin Franklin Erken kalkan geç yatan kaybettiği mala yeniden kavuşur. Herder Pek çok iyi çalışma birazcık daha yapılmadığı için boşa gitmiştir. E. M. Harriman Çalışmak sıkıntıyı kötülüğü ve yoksulluğu uzaklaştırır. Andre Maurois Millî hayatta beşerî vasıtaların en başında gelen hassa çalışkanlıktır. İsmet İnönü Ne kadar çok çalışırsanız o kadar çok talihli olursunuz. David Thomas Pek çok insan diğerlerinin boşa harcadığı zamanı kullanarak öne geçer. Henry Ford Tek bir şeye ihtiyacımız vardır çalışkan olmak. Mustafa Kemal Atatürk Çalışmak hayatın en önemli şartıdır. İnsanlık mutluluğu ancak bununla ulaşabilecektir. Tolstoy Sevdiğiniz mesleği seçin. Böylece bir gün bile çalışmak zorunda kalmazsınız. KonfüçyüsAsla umutsuzluğa düşmeyin ama eğer düşerseniz umutsuzca çalışmaya devam edin. Edmund Burke Plansız çalışan bir kimse ülke ülke dolaşıp hazine arayan bir insana benzer. Descartes Hiçbir şeye ihtiyacınız yok yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır çalışkan olmak. Mustafa Kemal Atatürk Devler gibi eserler bırakmak için karıncalar gibi çalışmak lazım. Necip Fazıl Kısakürek Basit bir adamın elinden gelini yapmaya çalışması zeki bir adamın tembelliğinden iyidir. G. Gracian İnsanoğlu için en kutsal ibadet çalışmak doğruluk ve insan sevgisidir. Hacı Bektaş-i Veli Bir hizmette bulundu isem bu çalışmaktan ve sabırla düşünmekten başka bir şey değildir. Sir İsaac Newton Bekayı hak tanıyan sa’yi bir vazife bilir. Çalış çalış ki beka sa’y olursa hak edilir. M. Akif Sıkı bir çalışmanın yerini hiçbir şey alamaz. Deha yüzde bir ilham ve yüzde doksan dokuz terdir. Thomas A. Edison Dertler için tek bir deva vardır dünyanın bütün ilaçlarından iyidir çalışmak. Dale CarnagieHerhangi bir keder için tek bir deva vardır Dünyanın bütün ilâçlarından daha iyidir daha itimada şayandır Çalışmak. Dale Carnegie Ekin ekmiş olanlar harman zamanı mahsullerini alırlarken ekmemiş olanlar da tembellik ettiklerini anlayacaklardır. Sadi İnsanlar benim ustalığımı elde etmek için ne kadar sıkı çalıştığımı bilseler onun o kadar hayret edilecek bir şey olmadığını anlarlardı. Michelangelo Çalışanlar kötülük düşünmeye vakit bulamazlar. Çalışmalar ise kendilerini kötülükten kendilerini kurtaramazlar. Ali Biz dünyaya hakaret etmek üzere geldik. Bundan ötürü hareket bizim için sakınılmayan bir mecburiyet bir ihtiyaç ve bir zevk halini almıştır. John Simon Dünya herkese yetecek büyüklükte. Onun için başkasının yerini kapmaktansa çalışarak gerçek yerinizi bulun. Charlie Chaplin Ünlü kemancı Hifetz şöyle demişti “Bir gün çalışmazsam ben farkına varırım iki gün çalışmazsam karım fark eder bir hafta çalışmazsam dinleyicilerim bir yıl çalışmazsam o zaman belki eleştirmenler bile anlar! Daha iyi olmaya çalışmayan iyi olarak da kalamaz. Oliver Cromwell Zevk için olmasa bile ümitsizlik yüzünden de çalışmak gerek. Çünkü açıkça anlaşılmaktadır ki çalışmak eğlenmekten çok daha eğlencelidir. Charles Baudelaire Hiçbir şeye ihtiyacımız yok yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır çalışkan olmak… Her işi başarmanın yegane kuralı çalışkan olmaktır. Çalışkanlığı kendisine ilke edinen bir toplum kısa sürede gelişerek çağdaş uygarlık seviyesine kolayca ulaşabilir. Çalışmak ve emek vermekten kurtulacak hiçbir şey yoktur. en zor işler bile çalışma sayesinde Cumhuriyeti vatandaşları olarak bizlere düşen görev çalışmak ve ülkemizi kalkındırmaktır. Güçlü bir devlet isteyen her vatandaş üzerine düşeni yapmalıdır. Her bireyin çalışkan olduğu bir ülkede ülke topyekun yükselir. Çalışarak üretici bir toplum olmak, zorluklardan yılmamak gerekir. Çalışmanın verdiği karşılığı hiçbir şey vermez. Japonya devletinin bu kadar gelişmiş ve ilerlemiş olmasının tek sebebi çalışkan olmaktır. Bizler de daha azimli ve daha çalışkan olursak, çok daha güzel yerlere gelebiliriz. Yalnız tek bir şeye ihtiyacımız vardır Çalışkan olmak Servet ve onun doğal sonucu olan zenginlik ve mutluluk yalnız ve ancak çalışkanların hakkıdır 1923. Gazi Mustafa Kemal Çalışmak, bireysel ve toplumsal bir zorunluluktur. 1. Maddi servetin gerekliliği Maddi servet; a. İnsanın kendisi için gereklidir; çünkü, insanın bedeni ile ilgili ihtiyaçlan vardır; bunlar sağlanmadıkça insan, yaşayamaz. İnsanın düşünsel, ahlaki ihtiyaçlan da vardır; bunlar, sağlanmadıkça, insanlık ve ahlak bağımsızlığı korunamaz, insan gibi yaşanamaz; insanın maneviyatı karanr. b. Servet, aile ve devlet açısından da gereklidir; çünkü, yarınından emin olmayan bir insan, bir aile kurmayı düşünemez; ya da yaşama araçlanndan yoksun aileler kurulur. Yaşama araçları olmayan ailelerden, oluşan bir devletin varlığı da sağlam olmaz. İnsan maddi, düşünsel, sosyal hayat araçlanndan yoksun, ihtiyaçlar içinde kalırsa hayatta ümitsizliğe düşer; gözlerini geleceğe çevirmeksizin yaşar. Araştırmak ve bilgi edinmek için zaman bulamaz. Kendisinde düşünce hayatı durur. Hayat, onun için bir tutsaklığa dönüşür. İradesinden de geçmek zorunda kalabilir. Anlaşılıyor ki, insanın servet edinmesi gerekir. İnsanın servet edinebilmesi için çalışması zorunludur. Ancak, insan, yalnız hürriyet aracı olarak servete sahip olmalıdır. Yoksa servete esir olmak için değil… Şüphesiz, herkes aynı sağlık, aynı yapı ve yetenekte değildir. Ancak, herkes aynı hayat yasasına bağlıdır. Çalışmadan hiç bir şey kazanılmaz. Herkes, belirli bir şekil ve sınır içerisinde, bir taraftan yeteneğinin, kuvvetinin, kaynak ve çevresinin etkisi altındadır, diğer taraftan da ihtiyaçlarının esiridir. İşte insan, bu karşıt koşullar içinde faydalı bir sonuç elde etmeye çalışmak zorundadır. Faydalı bir sonuçtan “bahsediyoruz, evet, çünkü sonuçsuz uğraşmak, çalışma sayılmaz. Hiç bir şey yapmamak veya sonuçsuz, anlamsız şeyler yapmak, çalışma yasasına karşı büyük kusurdur. 2. Her şeyi kazanmak gerekir. Kazanmanın yolları hangileridir? Tip olarak en ilkel, çıplak ve her şeyden yoksun bir insan alalım. Bu türlü bir insan için, mirastan bahsedemeyiz. Çünkü aldığımız örnek, ailesiz, sabit mesleksiz, ilkel bir insandır. Bu noktada, kazanmanın doğal kanunlannı arayacak olursak, yalnız tek bir esas görülür. Çalışmak… Bundan başka çare yoktur. İnsan, doğal olarak, kişiliğine sahiptir; bu özellik, insanı bütün dünyaya sahip kılabilir. Yani, insan zekâsı, sanatı, iradesi sayesinde, bütün unsurlan emri altına alabilir. Bu, bize çalışmanın yüksek değerini, ahlaki özelliğini ve her şeyden kutsal olan bir hakkı, çalışmak hakkını gösterir. Çalışma, insanlann bedensel kuvvetlerini geliştirir ve sosyal hayat için ihtiyaç olan şeyleri sağlar. Çalışmaksızın, düşünsel gelişim ve ahlaki olgunlaşma da mümkün değildir. “Tembellik, bütün fenalıkların anasıdır. ” 3. Çalışmak bir ceza değildir. Bir cezadan, bir sıkıntıdan kaçar gibi çalışmaktan kaçınmak çok kötü ve hazırlıksız bir harekettir. Çalışmak, aslında, zulüm değildir. Yalnız, tutulan iş ile bireyin yetenekleri ve zevkleri arasında uygunluk olmalıdır. Çalışmak ilk sıkıntılara ve ilk isteksizlikler yenildikten sonra, en büyük bir zevktir. Çalışmayı ceza saymak, onun güzelliğini ve iyiliklerini tanımamak, doğaya karşı haksızlık olur. İnsan, çalıştığı işin eli altında veya kafasının içinde eserini büyümekte ve yükselmekte gördüğü zaman ne büyük zevk duyar. Bu eser, ister çiftçinin ürünü, ister mimann evi veya heykeltıraşın heykeli, ister bir ilim adamının veya bir sanatkârın buluşu, kitabı olsun, zevk birdir. Zevk, bütün güçlükleri, saban arkasında dökülen terleri, sanatkârın, düşünürün bazen pek üzücü olan yorgunluklarını hemen unutturur. 4. Çalışmak sosyal tir görevdir. İnsan çalışır, fakat işini, ancak toplum sayesinde olgunlaştırabilir, faydalı, değerli bir hale koyabilir. Ancak toplum sayesindedir ki, kişisel varlık ile her işçi arasında sürekli bir değişim ortaya çıkar. Yapılan işin, kimseye faydası yok ise onun için çalışmak verimsiz bir uğraş olarak kalır. Bu nedenle, topluma faydalı bir iş yapmak gerekir; bu durum, çalışmayı sosyal bir görev hükmüne koyar. Çalışmak genel yasadır; gelir sahipleri; zenginler de, bu yasa dışında kalamazlar; var olan servetini milli servetin çoğalmasına yardım edecek şekilde kullanmalıdır. Bir zengin, bedeni çalışma dışında kalabilir; ancak, o zaman çalışmasını düşünce uğraşısına yöneltmelidir. Türk milletinin bağımsızlığı bugünkü evlatlarının yanılmaz görüşleri ve yorulmak yeteneğinden olmayan, çalışmak coşkusuyla, büyük ve par lak olacaktır 1927. Medeni Bilgiler, S. 110-111-112 Afyonkarahisar’da doğdu, Ankara’da büyüdü. Yazmayı, yaratıcı olmayı, okumayı sever; bunlar için yaşar. Yaptığını düşünmez, düşündüğünü yapar. Aklın ve vicdanın yolunda hukukun ve ilmin üstünlüğünü savunur, hayal kurmak yerine hedef seçmeyi düstur edinmiş yazmaya derdinden meyil etmiş fikri hür Atatürk gencidir. Cihan DURAAtatürkçe düşün, Atatürkçe hisset, Atatürkçe iş yapAtatürk Ataname’de diyor kiÇalışmak genel bir kanundur, bireysel ve toplumsal bir toplum düzeninin başta gelen bir dayanağıdır. Atatürkçülüğün temel bir koşulu, en esaslı bir prensibidir. Çalışmaktır ki, insanı insan yapmıştır. Çalışmaktan asla yılmamalıdır. Tembellik büyük bir kusurdur, bütün kötülüklerin anasıdır. Dinimiz de çalışmayanın insan olmadığını ilk isteksizlik ve sıkıntıya direndikten sonra, en büyük mutluluğu verir yaptığı işin, elinin altında ya da kafasında mükemmelleştiğini gördükçe, öyle büyük bir haz duyar ki! Bu haz bütün zahmetleri, bütün yorgunlukları unutturur insana. İnsan dediğin, ömrünce o kutsal zevkin, o tatlı yorgunluğun peşinden gitmelidir. Ancak şu da var ki, her zoraki çalışma kişiye sert ve ağır gelir. İnsanın çalışmaktan hoşlanması ve zevk alması için mesleğini yeteneklerine uygun ve kuvvetiyle orantılı olarak seçmiş olması birey, bir yandan yeteneğinin, kuvvetinin, köken ve çevresinin etkisi altındadır, diğer yandan da ihtiyaçlarının tutsağıdır. İşte insan, bu zıt koşullar için­de faydalı bir sonuç elde etmek zorundadır. Faydalı bir sonuçtan bahsediyoruz, evet, çünkü semeresiz uğraşmak, çalışma sayılmaz. Hiçbir şey yapmamak veyahut sonuçsuz, anlamsız şeyler yapmak çalışma kanununa karşı büyük yurttaş çalışma ve meslek özgürlüğüne sahiptir. Bir milleti oluşturan bireylerin, her türlü özgürlüğü gibi, çalışma özgürlüğü de güven altında bulunmalıdır. Birey; hayatını kazanmak için, istediği işte, meslek ve sanatta serbestçe çalışabilir. Ancak bu özgürlük, toplumun iyiliği adına birtakım yasal kayıt ve koşullara bağlıdır.● Bizim, millet olarak çok çalışmaya ve çok sermayeye, dışarıdan gelecek sermaye ve çalışma yöntemine ihtiyacımız vardı. Biliyorduk ki, en büyük eksikliğimiz, dolayısıyla en fazla yapmamız gereken şey, ki, hiçbir şeye muhtaç değiliz, yalnız tek bir şeye çok ihtiyacımız vardır Çalışkan olmak! Asıl olarak bundan başka, bundan önemli bir hastalık bulamayız, hastalık budur. O halde ilk işimiz bu hastalığı esaslı şekilde tedavi etmekti, milleti çalışkan vatan, bu canım vatan, bizden çalışma istiyordu, kuru söz değil, iş istiyordu. Vatanın imarı, milletin gönenci daha çok gayret ve çalışma talep etmekteydi. O ilk yıllar… hatırlıyorumKoca bir ülke baştan başa donatılmak ihtiyacındaydı. Ülkeyi neredeyse yeniden kurmamız gerekiyordu. Cumhuriyet’in insan malzemesini hazırlamalı, namus cephesini güçlendirmeliydik. Halkımızı aydınlatmak ve gönence kavuşturmak biricik ve kesin emelimizdi. Dolayısıyla barış ve sükûn içinde ciddî, uygarca ve çok çalışmaya muhtaçtık. Gelecekteki siyasetimiz bu ihtiyaçları tatmine yönelik bir de birey açısından bakalım. Bu takdirde görürüz ki, her insan varlığını sürdürmek ister, mal mülk sahibi olmak ister. Bunun içinse çalışmak zorundadır. Çünkü zorunlu ihtiyaçları vardır, bu ihtiyaçları karşılanmadıkça yaşayamaz. İnsanın düşünsel, ahlaki ihtiyaçları da vardır. Bunlar karşılanmadıkça insanlık ve ahlak bağımsızlığını koruyamaz, insanca yaşayamaz, maneviyatı kararır. Servet aile ve devlet noktasından da lazımdır. Çünkü yarından emin olmayan insan, bir aile kurmayı düşünemez veya yaşama araçlarından yoksun aileler kurulur. Yaşama araçları olmayan ailelerden oluşan bir devletin varlığı sağlam olmaz. Yaşamak, kurtulmak daima çalışmaya faktörünü de unutmayalım. Zihniyet, eş-deyimle düşünüş biçimi bizim bütün sefaletlerimizin gerçek sebebidir. Bir toplum her şeyden önce bütün bireyleriyle sağlam bir zihniyet sahibi olmalıdır. Zihniyeti zayıf olan, çürük ve yanlış olan bir toplumun bütün çalışmaları boşa gider. Bir de insanlara iş yaptırmak için, onları o işe sosyal ahlak da belirleyicidir. Çünkü sosyal ahlak yurttaşlardan çalışma ister, nefsin feragatini ister.● Kural şudur Hak ancak çalışanındır. Her birey, her millet hak sahibi olmak için çalışacaktır. Bir toplumda hak sahibi olmak; herkesin ortaya koyduğu emeğe bağlıdır, verilen emekle orantılıdır. Menfaatler yetenek ve ustalıkla, çalışma derecesiyle orantılı olmalıdır. Kural kazanmanın doğal kanunlarını arayacak olursak, yalnızca tek bir esas görülür Çalışmak… Başkası yoktur. İnsan ancak çalışmakla bir hak kazanır. Külfet ve nimet her yurttaş için eşittir. Kuşkusuz, herkes aynı mizaç ve yeteneğe, sahip değildir, sağlıkça bir değildir. Fakat herkes aynı hayat yasasına tâbidir Çalışmadan hiçbir şey kazanılamaz. Sırt üstü yatıp çalışmadan yaşamak isteyenin, bizim toplumumuzda yeri yoktur, bir hakkı da ve onun doğal sonucu olan gönenç ve mutluluk yalnız ve ancak çalışkanların hakkıdır. Elbette servet edinmelidir, ancak bunun için çalışmalıdır. Türkiye, güzel yurdumuz çalışkanlar ülkesi, zenginler ülkesi olmalıdır! Milletçe böyle bir çağda olmalıyız. Böyle bir devri yüceltmeli, böyle bir devrin tarihini yazmalıyız. En büyük makam, en büyük hak kimindir böyle bir devirde? Çalışkanlarındır elbet! Kazanmanın doğal kanunlarını arayacak olursak, yalnızca tek bir esas görülür Çalışmak… İnsan hareket ve faaliyetin, yani dinamizmin ifadesidir. İnsan, zekâsı, sanatı, iradesi sayesinde bütün unsurlara boyun eğdirebilir. Bu, bize çalışmanın yüksek değerini, ahlâkî niteliğini ve her şeyden kutsal olan bir hakkı, çalışma hakkını gösterir. Çalışmak insanların maddi kuvvetlerini geliştirir ve yaşam için elzem olan şeyleri sağlar. Çalışmaksızın, düşünsel gelişme ve ahlakça olgunlaşma mümkün değildir.● Atatürk Ataname’de diyor kiTürk genci!… Çalışmak ve daima başarıyı aramak… Bu olmalı temel bir ilken her girişiminde, sonuç alıncaya dek, “24 saat, 48 saat, gerekirse 70 veya daha fazla saat çalıştım. Yanımdakileri de çalıştırdım!Sen de çalışacaksın, çalıştıracaksın, insan olarak yaşamak için, gerilikten kurtulmak için. Bir hakkı ancak çalışarak elde edeceksin. Çalışmadan yaşayanları, çıkar sağlayıp zenginleşenleri milletin de insanlığın da düşmanı bilecek, onlarla mücadele edeceksin. Ben kendim, ne mutlu ki, mesleğimin her derecesini, kendi adalemin gücüyle koparıp aldım. Harp Okulu’nda öğrenci iken, arkadaşım A. Fuat Cebesoy’a “rütbelerimizi, despot bir padişaha kul köle olarak değil, mesleğimizde şerefle hizmet ederek savaş meydanlarında kazanacağız” mutlu ki, öyle de yaptık ve başardık. Tüm varlık ve çalışmamızı milletimizin hizmetine sunduk. Bundan sözcüklere sığmaz, engin bir kıvanç ve Karar, YALNIZ TEK BİR ŞEYE İHTİYACIMIZ VARDIR,ÇALIŞKAN OLMAK…1 Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk diyor ki; ’Yalnız tek bir şeye ihtiyacımız vardır, çalışkan olmak. Servet ve onun tabii neticesi olan refah ve saadet yalnız ve ancak çalışkanların hakkıdır.” Sadece bu sözü üzerine bile sayfalarca yazı yazılabilir. Başkaları yapabiliyor ise biz de başarıyorsa biz de ki ortak akıl ile planlı,programlı,sürekliği sağlayıp,odaklı bir çalışma yöntemi ile ya da büyük hayal kırıklıkları bizi yıldırmasın,motivasyonumuzu bozmasın,bizi yürüdüğümüz yolda enerjisi bitmiş,yorgun bir hale getirmesin. Başarmak için,önce başarmayı istemek ,başaracağım demek konuya odaklanıp doğru yöntemler ile çalışmayı kendimize prensip haline getirdiğimizde,daha fazla heyecan duyduğumuzda başarmamak için hiçbir sebep kalmayacaktır. Yine Atatürk diyor ki; “Çalışmaktan; gayret sarfından, bir cezadan, bir sıkıntıdan, bir fenalıktan kaçar gibi kaçınmak, çok kötü ve tedbirsizce bir harekettir.” Çalışmak,bireyin ve toplumun temel ihtiyaçlarını karşılaması için yapması gereken faaliyetlerin yöntemler ile verimli çalışmanın mutlak şartı yaptığınız işe ve birlikte çalıştığınız ekibe olan inancımızdır. Çalışkan olmak,becerili olmak ve süreçleri doğru takip ederek doğru yöneterek sonuçlara ulaşmak için var gücümüzle üretmek gerçekleştirmek kişisel çalışkanığımız ve üretkenliğimizle yakından projelere inanarak gayret göstermek,bireysel faydadan çok toplumsal faydaya yönelmek,ışığı tutuğumuz yerin aydınlanması gibi yolumuzu aydınlatan,çıkcak engelleri daha öncedengörüp önlem almak için büyük fırsatlar doğurur. Çalışmak,bireyin ve toplumun temel ihtiyaçlarını karşılaması için yapması gereken faaliyetlerin yöntemler ile verimli çalışmanın mutlak şartı yaptığınız işe ve birlikte çalıştığınız ekibe olan inancımızdır. Çalışmak,insan için hem bireysel ve hem de toplumsal bir zorunluluktur. Kazanç elde etmek insanın yaşamını idame etirebilmek için,yani kendi şahsı için ve bir çok zorunlu ihtiyaçlarımız var. Bu maddi kazançlarımızı sağlayamadıkça insan onuruna yakışan asgari yaşam koşullarında yaşamamaız mümkün olmaz. İnsanın aynı zamanda hem düşünsel, hem de ahlaki ihtiyaçları da var. Bunların temini de çok önemli,bu ihtiyaçlar sağlanmadıkça, insanlık ve ahlak bağımsızlığının korunması mümkün olamaz, insan insan gibi yaşayamaz; düşünsel ve ahlaki ihtiyaçlarımızın karşılanamaması,insanın maneviyatı idame için gerekli servet, aile ve devlete karşı olan yükümlülüklerimizi yerine getirme açısından da yarınımızdan emin olamaz isek,yuva kurmayı bile güçlü şekilde tutunamayan ve ürettken olmayan ailelerden oluşan bir devlet varlığı da sağlam ve sürdürülebilir için mutluluk denilen şey, bu saydığımız koşulların tamamının sağlanmasından geçmektedir. Devam edecek…

yalnız tek bir şeye ihtiyacımız vardır çalışkan olmak